TARIK BUĞRA'NIN ROMANLARINDA KADIN, ERKEK İZLEKLERİ VE BİRBİRLERİYLE OLAN İLİŞKİLERİ
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Türk romancılığının önemli isimlerinden biri olan Tarık Buğra, sadece roman ile değil, hayatının gençlik döneminde şiirle ve mesleğinin ilerleyen yıllarında gazetecilikle de uğraşan, yazdığı hikayeler ve tiyatro oyunları ile dikkat çeken önemli bir yazarımızdır. Eserlerinde Türk siyasi hayatının panoramasını çizer. Halkçı ve devletçi bir bakış açısıyla, ülke siyaseti ve sosyal yaşamının geçirmiş olduğu evreleri romanlarında konu edinir. Tarihsel köklerimize olan derin saygısını benliğinde her daim taşır ve yurttaşlarını edebî hayatının odak noktasına koyar. 1950'lerde gelişen soyut tahlilci hikaye anlayışına bağlı olan yazar, romanlarında ise düğüm yaratan bir yapı arz eder. Sınırlı motifleriyle birlikte, kapalı; üslup açısından bir endişe taşıyan, sembollere dayalı bir yazı anlayışı vardır. Dil mükemmeliyetçiliği bariz olan yazarın, kelime hazinesi oldukça zengindir. Hikaye ve romanlarında kişi, çevre ve olay tasvirleri gözlemciliğe dayanmaz. Bu yönüyle gözlemci değil izlenimci bir yazar olmayı tercih eder. Tarık Buğra, Anadolu'nun küçük bir kasabası olan Akşehir'de dünyaya gelmiştir. Bu bakımdan kasaba merkezli bir romancı olan yazarın, romanlarında insan ilişkilerini ve birbirleriyle olan diyaloglarını okuyucularına aktarması kaçınılmaz olacaktır. Bu çalışma ile, Tarık Buğra'nın matbu on romanında, kadın ve erkek izleklerinin nasıl işlendiği, şahısların olay örgülerine katkılarının ne derecede olduğu, sosyal hayatın bir parçası olan kadın - erkek ilişkisinin okuyucuya hangi şekillerde aktarıldığı, bu ilişkilerin kişiler ve çevreleri üzerinde nasıl bir etki bıraktığı sorularına yanıt aranmıştır. Bu yanıt arama sırasında öncelikle tek tek roman kişilerinin kişilik özellikleri ortaya çıkarılmış daha sonra da birbirleriyle olan ilişkileri, benzerlikleri ve farklılıkları üzerinde durulmuştur










