DEATH OF TIME AND INTERGENERATIONAL TRANSMISSION OF TRAUMA
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
The concept of trauma, which is as old as the history of humanity, has been the subject of joint work of manydifferent disciplines such as art, literature, science and philosophy. Trauma can occur in a single event, but largedisasters can occur in large scale, such as mass killings. The traumatic situation is the imbalance between a realthreat and a person's coping power. For a variety of reasons, such as the occurrence of the event, existingsupport, psychopathological predisposition, presence of previous traumas, the effects may vary from person toperson. Today, as experiences in the field of developmental psychopathology grow, the interest has shifted tohow the memories are stored in the mind, how these memories affect daily perceptions and how it is mademeaningful with external reality. In addition to the fact that events from childhood and even births can havedifferent effects on each individual, is each experience processed the same way with spirituality? Studies haveshown that traumatic experience is coded differently from a non?traumatic event. Only a selected part of the traumatic experience can be processed with a conscious focus that is requiredfor the open operation. The need to reduce emotional floods during trauma can lead to distraction from thetraumatic elements of an experience, and some traumas transcend one's subjective coping power and aredissociated to survive spirituality. In traumatic situations, especially in very severe mass trauma traces like aghost, generations like a shadow.
İnsanlık tarihi kadar eski olan travma kavramı sanat, edebiyat, bilim, felsefe gibi pek çok farklı disiplininortak çalışma konusu olmuştur. Travma tek bir olayda ortaya çıkabileceği gibi, büyük afetler, toplu kıyımlar gibiçok büyük ölçülerde meydana gelebilir. Travmatik durum gerçek bir tehdit ile kişinin baş etme gücü arasındakidengesizliktir. Olayın meydana geliş şekli, var olan destekler, psikopatolojik yatkınlık, önceki travmaların varlığıgibi çeşitli nedenlerden ötürü etkileri kişiden kişiye göre farklılık gösterebilir. Günümüzde gelişimselpsikopatoloji alanında deneyimler arttıkça ilgi anıların zihinde nasıl saklandığına, bu anıların günlük algılarınasıl etkilediğine ve dış gerçeklikle nasıl anlamlandırıldığına kaymıştır. Çocukluktan hatta doğumdan itibarenyaşanılan olayların her bir birey üzerinde farklı etkiler yaratabildiği gerçeğinin yanı sıra her bir deneyim aynışekilde mi ruhsallığa işlenir? Yapılan çalışmalar travmatik deneyimin travmatik olmayan bir olaydan farklı birşekilde kodlandığını göstermiştir. Travmatik deneyimin sadece seçilmiş bir kısmı, açık işlem için gerekli olan“bilinçli” odak dikkatiyle işlenebilir. Travma sırasında duygusal selleri azaltma ihtiyacı, dikkatin bir deneyimintravmatik unsurlarından uzaklaşmasına neden olabilir ve bazı travmalar kişinin öznel baş etme gücünü aşar veruhsallığın hayatta kalabilmesi için disosiye edilir. Özellikle çok ağır toplu yaşanan travmatik durumlardatravma bir hayalet gibi nesillerin bir gölge gibi takip eder.










