Akıl ve Tutkunun Mücadelesi: Humecu Bir İrdeleme
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışmada amacımız felsefe tarihi boyunca akıl ile tutku arasında var olduğu düşünülen mücadeleyi veya savaşı Humecu bir perspektiften irdelemektir. Genel olarak söz konusu mücadeleyi aklın kazandığı veya kazanması gerektiği savunulmuştur. Oysa David Hume tutkuyu insan doğasının ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirir, bu nedenle de onun işleyiş mekanizmasını ayrıntılı bir biçimde soruşturur. Bu sorgulama sonunda da meşhur ve bir o kadar da ilginç ifadesiyle akıl tutkuların kölesisidir der. Ancak o, yanlış bir yargımızı düzelttiğimizde veya amaca ulaşmamızı sağlayacak araçların yetersizliğini keşfettiğimizde tutkumuzun da aklımıza boyun eğeceğini söyler. Çalışmamızda Hume’un ikinci ifadesinde dile getirdiği görüşünü de dikkate almak ve her ikisini birlikte değerlendirmek gerekliğine dikkat çekmeye çalışacağız. Böylelikle akıl ile tutku arasında sanıldığı gibi herhangi bir mücadele olmadığını, her birinin işlevinin farklı olduğunu ve kendi işlevlerini yerine getirdikleri sürece birbirlerine karşıt olarak konumlandırılmalarının mümkün olmadığını ileri süreceğiz. Bu doğrultuda çalışmamıza, Hume’un tutkular hakkındaki görüşlerinin ayrıntılı soruşturmasını yapmakla başlayacağız.










