Beykoz korusu ile hıdiv kasrı ve çevresinde sürdürülebilir alan kullanım planlamasına dair kullanıcı hassasiyetini önemseyen önerilerin geliştirilmesi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Hızla ilerleyen teknolojik gelişmeler beraberinde hızlı tüketim alışkanlıkları ve büyük kentlerde hızlı nüfus artışına sebep olmaktadır. Hızla büyüyen nüfusun barınma ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için hızla büyüyen kentleşme ve yapılaşma meydana gelmektedir. Özellikle büyük çaptaki kentlerde bu yapılaşma kontrol dışına çıkmakta ve yeşil alan miktarı sert yapılara oranla hızla azalmaktadır. Buna karşılık, insanların kentin yoğunluğu ve stresinden uzaklaşabilecekleri rekreasyon alanları oluşturulmuştur. Bu doğrultuda, kent parkları, korular ve mesire alanları gibi alternatif rekreasyon alanları tesis edilmiştir. Böylece kent halkı, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında ailecek hafta sonu tatillerini rahatça geçirme imkânı bulabilmektedir. Kent içerisinde önemli fonksiyonlar üstlenen korular, kent parkları ve mesire yerleri gibi alanlar, insanların çalışma ve yaşama ihtiyaçlarına bağlı olarak oluşturdukları alanlardan farklı olarak tarihsel ve kültürel miras olma yönüyle de öne çıkmaktadırlar. Lakin, tarihte saray bahçesi, saray avlusu veya av bahçesi gibi önemli merkezler olarak rol oynamış korular günümüzde gün geçtikçe koru vasfını kaybetmekte ve her geçen gün biraz daha kent parkına dönüşmektedir. Çok yoğun kullanım, bazı koruların araç trafiğine açık olması ve gürültü, egzoz dumanları gibi baskılar korulara ciddi zararlar verebilmektedir. Korulara yapılan hizmetler genelde ziyaretçilerin ihtiyaç, talep ve şikayetlerine göre düzenlenmesinden dolayı çoğu zaman sürdürülebilirlik, biyoçeşitlilik, bitki ve hayvanların varlığı ve devamı, nitekim alanların ekolojisi göz ardı edilmektedir. Temelde ziyaretçilerin isteklerini karşılanmaya yönelik bu uygulamalar bu alanları her geçen gün biraz daha kent parkı kimliğine döndürmektedir. Bu tez çalışmasında sürdürülebilirlik ilkesini esas alarak, Beykoz Korusu ve Hıdiv Korusu hakkında koruma temelli olarak ziyaretçilerin görüş ve tercihlerine başvuran anket çalışması yapılmıştır. Bu sayede, ilgili korulardaki eksiklikler, ihtiyaçlar, talepler, potansiyeller, şikâyetler ve memnuniyetler belirlenmeye çalışılmıştır. Sıklıkla yerinde yapılan teknik geziler ile eksikler, insanların ihtiyaç ve taleplerini karşılayabilecek öneriler geliştirilmiştir. Aynı zamanda, alanın daha sürdürülebilir ve verimli kullanılması adına yapılacak planlamaların belirlenmesi amacıyla da fotoğraflar çekilerek korular hakkında veriler toplanmıştır. Çalışma sonucu elde edilen bulguların ve değerlendirmelerin hâlihazırda bu koruların bakımını üstlenen Kentsel Ekolojik Sistemler müdürlüğüne bağlı Beykoz Korular Şefliğinin çalışmalarına da katkıda bulunarak daha sürdürülebilir, daha koruma odaklı, kullanıcı tercihlerini de dikkate alan, insanlar ve diğer canlılar için maksimum verimliliği benimseyen ve bölgenin ekosistemi ve alanın ekolojisiyle uyumlu çalışmaların gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir. Mevcut ekolojik, rekreasyonel ve sosyoekonomik durumları analiz edilen koruların, tarihi ve doğal yapılarıyla sürdürülebilir koruması ve kullanımının gerekliliği vurgulanarak, tedbirler, öneriler ve planlama ilkeleri ortaya konması amaçlanmaktadır.
Rapidly advancing technological advances are leading to rapid consumption habits and population growth in large cities. To meet the housing needs of rapidly growing populations, rapid urbanization and construction are occurring. This development, especially in large cities, is spiraling out of control, and the amount of green space is rapidly diminishing compared to the solid structures. In response, recreational areas have been generated where people can escape the chaos of the city. To this end, alternative recreational areas such as city parks, groves, and recreational areas have been established. This allows urban residents to comfortably enjoy weekend holidays with their families, especially in the spring and summer months. Areas such as groves, urban parks, and recreational areas, which fulfill important functions within the city, are not only spaces generated for people's working and living needs, yet also stand out as historical and cultural heritage. However, groves, which historically served as important centers like palace gardens, palace courtyards, or hunting grounds, are increasingly losing their status as groves and are increasingly transforming into urban parks. Excessive use, the openness of some groves to vehicle traffic, and pressures such as noise and exhaust fumes can seriously damage these groves. Because services provided to groves are generally tailored to visitors' needs, demands, and complaints, sustainability, biodiversity, the existence and survival of plants and animals, and indeed the ecology of the areas, are often overlooked. These practices, primarily aimed at meeting visitors' needs, are increasingly transforming these areas into urban parks. In this thesis, a conservation-based survey was conducted on the Beykoz Grove and Hıdiv Grove, based on the principle of sustainability. This study aimed to identify the shortcomings, needs, demands, potential, complaints, and satisfaction levels of these respective groves. Frequent on-site technical visits were conducted, and recommendations were developed to address these shortcomings and meet people's needs and demands. Data was also collected about the groves by taking photographs to inform plans for more sustainable and efficient use of the area. The findings and assessments obtained from this study will contribute to the work of the Beykoz Groves Directorate, which currently manages these groves under the Urban Ecological Systems Directorate. This will contribute to the implementation of more sustainable, conservation-focused projects that consider user preferences, maximize efficiency for humans and other living creatures, and are compatible with the region's ecosystem and ecology. The aim is to analyze the existing ecological, recreational, and socioeconomic conditions of the groves, emphasizing the need for their sustainable conservation and use, along with their historical and natural structures, and to develop measures, recommendations, and planning principles.










