JOHN RAWLS VE ADALET DUYGUSU
Tarih
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Rawls, adalet duygusunun iyi düzenlenmiş bir toplumun“istikrarı”, “dengesi” ve “uyumu” için bir teminat olduğunu ileri sürer. Buamaçla adalet duygusunun ve diğer ahlaki duyguların nasılkazanılabileceklerini anlamak için bir ahlak psikolojisi temellendirmesiyapar. Rawls, birinci döneminde Kantçı ahlak ve siyaset felsefesigeleneğine dayanmasına ve Piaget ve Kohlberg gibi bilişsel ahlaki gelişimevre yaklaşımını esas almasına karşın adalet duygusu konusundaAristotelesçi ve toplulukçu görüşlere oldukça yakın durur. Ona göre,adalet salt bir bireysel duygu değil, kurumsal ve sosyal bir duygudur.Kurumlar adil olduğunda bu düzenlemelerin içinde yer alan insanlar daadalet duygusunu geliştirirler ve bu duygu toplumun geneline yansır. Buçalışmanın amacı, Rawls’un ahlak duygusu üzerine görüşlerinin felsefi,kuramsal ve psikolojik dayanaklarını ortaya çıkarmaktır. Bu amaçlaonun Aristoteles ve Kant ile benzerlik ve farklılığını, psikolojik çalışmalaritibariyle de Piaget ve Kohlberg gibi ahlaki gelişim evresi yaklaşımıyla olanetkileşimini ortaya çıkarmaya çalışacağız. Rawls’un kuramı, otoriteahlakı, topluluk ahlakı ve ilkeler ahlakı olmak üzere üçlü bir ahlakigelişim evresi yaklaşımına dayanır ki bu yaklaşım hem dahasavunulabilirdir, hem de böyle bir yaklaşımla ahlak eğitiminde dahabaşarılı sonuç almak mümkündür. Aristoteles, Rawls ve Kohlberg gibidüşünürlerin ahlaki gelişim düşüncelerinden hareketle vardığımız temelsonuçlardan biri şu ki, topluluk ahlakı ve deneyimi ahlak eğitimindegerekli koşullardan biridir. Böyle bir deneyim üzerine kurulu olmayanher ahlak eğitimi başarısızlığa uğramaya mahkûmdur.










