Senaryo temelli simülasyon yönteminin hemşirelik öğrencilerinin temel yaşam desteği uygulama becerileri ve öz yeterlik düzeyleri üzerine etkisi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Yükseköğretim sistemleri, toplumsal gereksinimler ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda sürekli olarak değişim göstermektedir. Simülasyon temelli öğretim yöntemlerinin yaygınlaşması, hemşirelik eğitiminde psikomotor becerilerin geliştirilmesine ve klinik yeterliliğin artırılmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Gerçeğe yakın deneyimler kazandıran bu uygulamalar, öğrencilerin karar verme, uygulama ve ekip çalışması becerilerini geliştirirken, kuramsal bilgi ile klinik uygulama arasındaki boşluğun azaltılmasına da katkı sağlamaktadır. Bu çalışma, senaryo temelli simülasyon yönteminin hemşirelik öğrencilerinin yetişkin temel yaşam desteği bilgi, becerileri ve öz yeterlilik düzeyleri üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, Bartın Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğrencileri ile gerçekleştirilmiş ve veriler 21 Ekim-2 Aralık 2025 tarihleri arasında toplanmıştır. Örneklem büyüklüğü, ilgili literatür doğrultusunda alfa değeri 0,05, etki büyüklüğü 0,63 ve %85 güç oranı esas alınarak hesaplanmış olup araştırma 50 öğrenci ile tamamlanmıştır. Dahil edilme kriterlerini karşılayan öğrenciler, basit randomizasyon yöntemiyle deney ve kontrol gruplarına atanmıştır. Araştırmaya katılan tüm öğrenciler süreç hakkında bilgilendirilmiş ve gönüllü katılımlarına ilişkin yazılı onamları alınmıştır. Veriler, Öğrenci Bilgi Formu, Yetişkin Temel Yaşam Desteği Bilgi Düzeyi Değerlendirme Formu, Yetişkin Temel Yaşam Desteği Uygulama Becerisi Değerlendirme Formu ve Öğrenci Öz Yeterlilik Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Tüm öğrencilere, alanında deneyimli ve sertifikalı araştırmacı tarafından öncelikle doksan dakikalık teorik yetişkin temel yaşam desteği eğitimi verilmiştir. Teorik eğitimin ardından kontrol grubundaki öğrenciler, geri bildirimli eğitim mankeni ile ilk yardım laboratuvarında demonstrasyon yöntemiyle, deney grubundaki öğrenciler ise senaryo temelli simülasyon yöntemiyle simülasyon laboratuvarında erişkin temel yaşam desteği uygulamaları yapmışlardır. Öğrencilerin bilgi düzeyleri, uygulama becerileri ve öz yeterlilik düzeyleri eğitimden hemen sonra, ilk uygulama sırasında ve bir ay sonraki izlem değerlendirmesinde değerlendirilmiştir. Veriler, SPSS 29.0 programında analiz edilmiştir. Öğrencilerin %76'sı kadın ve %54'ü daha önce temel yaşam desteği uygulamasına tanıklık etmemiştir. Öğrencilerin temel yaşam desteği bilgi düzeyi puan ortalamaları incelendiğinde, değerlendirme zamanlarına göre, gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Buna karşın temel yaşam desteği bilgi düzeyi puan ortalamaları zaman etkisi açısından değerlendirildiğinde, istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p=0,036). Bu farklılığın, deney grubunun lehine, küçük düzeyde etki büyüklüğüne sahip olduğu belirlenmiştir (ηp²=0,067). Öğrencilerin uygulama becerisi puan ortalamalarına bakıldığında, kontrol grubu öğrencilerinin birinci uygulama sonrası puan ortalamalarının (kontrol=40,56±5,354; deney 33,52±7,670) istatiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek olduğu görülmüştür. Öğrencilerin bir ay sonraki beceri düzeyi puan ortalamalarında ise, gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ancak, kontrol grubunun beceri düzeyi puan ortalamalarının, birinci uygulama sonrası (40,56±5,354) ile bir ay sonrasındaki puan ortalamasında (32,56±8,031) istatiksel olarak anlamlı bir düşüş bulunmuştur. Öğrencilerin özyeterlik düzeylerinde ise, değerlendirme zamanlarına göre hem grup içi hem de gruplar arası karşılaştırmalarda anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Bulgular, senaryo temelli simülasyon yönteminin uygulama becerilerinin kalıcılığı açısından daha etkili olduğunu göstermektedir. Bu nedenle hemşirelik eğitiminde yetişkin temel yaşam desteği öğretiminin simülasyon uygulamalarıyla desteklenmesi önerilmektedir. Bu çalışma ClinicalTrials.gov veri tabanına NCT07366125 numarası ile kayıt edilmiştir.
Higher education systems continuously evolve in line with societal needs and technological advancements. The increasing use of simulation-based teaching methods makes significant contributions to the development of psychomotor skills and the enhancement of clinical competence in nursing education. By providing realistic learning experiences, these practices improve students' decision-making, practical application, and teamwork skills, while also helping to bridge the gap between theoretical knowledge and clinical practice. This study aimed to examine the effect of scenario-based simulation methods on nursing students' adult basic life support knowledge, skills, and self-efficacy levels. The research was conducted with students from the Department of Nursing at the Faculty of Health Sciences, Bartın University, and data were collected between October 21 and December 2, 2025. The sample size was calculated based on the relevant literature, using an alpha value of 0.05, an effect size of 0.63, and a power of 85%, and the study was completed with 50 students. Students who met the inclusion criteria were assigned to the experimental and control groups using simple randomization. All participants were informed about the study process, and written informed consent was obtained from those who volunteered to participate. Data were collected using the Student Information Form, Adult Basic Life Support Knowledge Level Assessment Form, Adult Basic Life Support Skills Performance Evaluation Form, and the Student Self-Efficacy Scale. All students initially received a 90-minute theoretical adult basic life support training delivered by an experienced and certified instructor. Following the theoretical training, students in the control group performed adult basic life support practices using a feedback-enabled training manikin in the first aid laboratory through the demonstration method, while students in the experimental group practiced using scenario-based simulation in the simulation laboratory. Students' knowledge levels, practical skills, and self-efficacy levels were evaluated immediately after the training, during the first practice session, and at a one-month follow-up assessment. Data were analyzed using SPSS version 29.0. Of the students, 76% were female, and 54% had not previously witnessed a basic life support intervention. When examining the mean basic life support knowledge scores, no statistically significant difference was found between the groups across the evaluation times. However, a statistically significant difference was identified in terms of the time effect on knowledge scores (p=0.036), with a small effect size in favor of the experimental group (ηp²=0.067). Regarding practical skill scores, the control group demonstrated significantly higher mean scores after the first practice session (control=40.56±5.354; experimental=33.52±7.670). At the one-month follow-up, no statistically significant difference was observed between the groups in terms of skill levels. However, within the control group, a statistically significant decline was observed between the first practice session (40.56 ± 5.354) and the one-month follow-up (32.56±8.031). No statistically significant differences were found in students' self-efficacy levels in either within-group or between-group comparisons across the evaluation times. The findings indicate that scenario-based simulation methods are more effective in terms of the retention of practical skills. Therefore, it is recommended that adult basic life support education in nursing programs be supported by simulation-based applications. This study was registered in the ClinicalTrials.gov database with the registration number NCT07366125.










