THE RELATIONSHIP BETWEEN LOCUS OF CONTROL AND ORGANIZATIONAL SILENCE: A STUDY ON THE TURKISH ACADEMICIANS1
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Kontrol odağı kavramı, algılanan içsel veya dışsal kontrolün genelleştirilmiş bir beklentisi ya da bir bireyin kendi davranışlarına bağlı olan olayları veya değişen koşullar altında daha çok veya daha az olduğu farzedilen nispeten kendi kalıcı özelliklerini algılama derecesi olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada kontrol odağı dışsal ve içsel olmak üzer iki ayrı boyutta ele alınmıştır. Eğer birey, kendi hayatını dış güçlerin kontrol ettiği gibi bir algıya sahipse, bu durumda o birey için dışsal kontrol odaklı denilebilir. Aksine eğer birey, kendi hayatının kontrolünün yine kendisinin elinde olduğunu algılıyorsa bu durumda da o birey için içsel kontrol odaklı birey denilebilir. Her iki durum da, bireyin düşünce ve davranışlarını etkileyecek ve birey, hayatını bu yönde şekillendirecektir. Diğer bir ifadeyle, dışsal kontrol odaklı birey, hayatını yönlendiremediği algısına sahip olduğundan düşünce ve davranışlarında özgür bir bakış açısına sahip olmayacaktır. Buna karşın hayatını bizzat kendisinin yönlendirdiği algısına sahip olan iç- sel kontrol odaklı birey ise özgür düşünüp, özgür davranışlar sergileyebilecektir. Örgütsel sessizlik kavramı ise, potansiyel problemler veya sorunlarla ilgili bilgilerin çalışanlar tarafından yaygın olarak saklanmasına neden olan kolektif düzeyde bir olgu olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada örgütsel sessizlik, üç boyutta ele alınmıştır. Bunlar; razı olması sessizliği, savunma sessizliği ve prososyal (örgüt yararına) sessizliktir. Bu boyutlardan razı olma ve savunma sessizlikleri, örgütsel sessizliğin olumsuz yönünü ifade ederken, prososyal sessizlik (örgüt yararı- na) ise olumlu yönünü ifade etmektedir. Buradaki olumsuz sessizlik ile anlaşılan, çalışanların örgütlerini daha iyi bir hale getirme konusundaki görüş ve önerilerini ya dikkate alınmayacağı, ya da söylenirse yöneticilerin hoşlarına gitmeyeceği ve sonrasında olumsuz tavırlar ile karşıla- şabilecekleri gibi nedenlerle kasıtlı olarak dile getirmemeleridir. Olumlu sessizlik ile anlaşılan ise çalışanların, örgütlerine duydukları bağlılık hissi nedeniyle örgütlerini hem içerde, hem de dışarda zor duruma düşürebilecek olan bilgilerini kasıtlı olarak dile getirmemeleridir. Bu araş- tırmanın amacı, tanımlamaları yapılan çalışanlar açısından kontrol odağı ve örgütsel sessizlik kavramları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amacı gerçekleştirmek için, Karadeniz Teknik Üniversitesinde çalışan toplam 124 akademisyen üzerinde bir anket çalışması yürütülmüştür. Bu araştırmada, anket araçları olarak, Mueller ve Thomas (2001) tarafından, Rotterin (1966) içsel-dışsal kontrol odağı ölçeğinden uyarlanarak hazırlanan 10 maddelik kontrol odağı ölçeği ve Van Dyne vd. (2003) tarafından geliştirilen 15 maddelik örgütsel sessizlik ölçeği kullanıl mıştır. Söz konusu ölçeklere çalışma kapsamında keşfedici faktör uygulanarak geçerlilik ve güvenirlilikleri tespit edilmiştir. Yapılan analizin sonucunda, kontrol odağı ölçeği dışsal kontrol odağı ve içsel kontrol odağı olarak iki boyuta indirgenmiştir. Örgütsel sessizlik ölçeği ise orijinal ölçeğinde olduğu gibi üç boyuta değil de iki boyuta indirgenmiştir. Ortaya çıkan bu farklılığın, her iki araştırmanın örnekleminin anket sorularını anlamlandırmalarındaki farklı- lıklar olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla bu araştırmanın örneklemi tarafından anket soruları olumsuz sessizlik ve olumlu sessizlik olarak iki boyutta değerlendirilmiştir. Olumsuz sessizlik boyutuna bakıldığında razı olma sessizliği ile savunma sessizliğine ilişkin soruların, olumlu sessizlik boyutuna bakıldığında ise prososyal (örgüt yararına) sessizliğe ilişkin soruların olduğu görülmüştür. İleri sürülen araştırma hipotezlerini test etmek için çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Sonuçlar, genel olarak kontrol odağı ile örgütsel sessizlik arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki olduğunu, alt boyutlar açısından ise, içsel kontrol odağının, olumsuz sessizlik (razı olma ve savunma) ile ve dışsal kontrol odağının, olumlu sessizlik (prososyal) ile negatif yönlü ilişkilerinin olduğunu göstermektedir










