ŞAİRİN CANIYLA İMTİHANI: ON ALTINCI ASIR TEZKİRELERİNİN GÖZÜYLE ZINDIKLIK VE MÜLHİDLİK
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Tezkireler, şairleri sadece şiirleri ile değerlendirmeye tâbi tutmaz. Şairin kimliği, kişilik yapısı, fiziksel görünümü ve tahsil durumu şairlik kabiliyeti kadar önemlidir. Bunların yanı sıra şairlerin dînî-tasavvufî düşünce ve yaşam biçimleri de tezkirelerde kendine yer bulmuştur. Bu bağlamda ehl-i sünnete uygun fikriyâta sahip şairler pâk-mezheb olarak nitelenip makbul kabul edilir. Ehl-i sünnete muhaliflere mezhebi geniş denir ve sapkın sayılır. Tezkirelerin bu iki şair grubuna bakışı aynı değildir. Pâk mezheb şairler tezkirelerde bolca övülür. Zındık ve mülhidler aşağılanır. Kendilerine lanet edilir, beddualar okunur. Bunların mizaçları lâubâlîdir. Kelamları baştan sona küfür ve zırvalıktır. Ulemaya göre bu tarz bir yol tutan şairler sapkınlık vadisine düşmüştür. Şiirleri şer'an sakattır. Bozuk itikadlarına uygun mezhepler uydurup ehl-i sünnete muhalif fikirlerini bu şekilde gizlemeye çalışırlar. Aksi takdirde toplumdan tecrîd edilirler, yargılanırlar ve suçları sabit görülürse katledilirler. Bir şairi zendeka ve ilhâd ile itham etme, onu bir nevi canıyla imtihan etme demektir. Bu nedenle zendeka ve ilhâd ile suçlanan birtakım şairler, can korkusu vehmine kapılarak ya akıllarını yitirmiş ya da dermansız dertlere tutulmuştur. Zındıklık ve mülhidlik konusu bu yazı çerçevesinde fıkhî, siyasî, sosyal ya da terminolojik boyutlarda yeniden tartışılmamıştır. Çalışmamızın temel hedefi zendeka ve ilhâd olaylarının on altıncı asır tezkireleri tarafından ne şekilde ele alındığını genel çizgilerle ortaya koyabilmektir










